
Vajinismusu olan kadınlar çoğunlukla çocuksu özellikler gösteren, erişkin bir kadın olmaya karşı isteksiz, cinsel kaçınmaları olan ve cinsel açıdan tecrübesiz kişilerdir. Cinsel güvensizlikleri, korkuları ve çatışmaları nedeniyle kırılgandırlar.
Yapılan bir çok araştırmada vajinismuslu kadınların kurallara uyan, kızgınlığını dışa vuramayan, sürekli bir kabul ihtiyacı içinde olan "iyi kızlar" oldukları saptanmıştır. Bu kadınlar genellikle baskıcı ve otoriter olan babalarının tersi özellikler gösteren kişileri eş olarak seçme eğilimindedirler. Eşleri nazik, kibar ve pasiftir.
VAJİNİSMUSUN NEDENLERİ
Vajinismusun nedenleri konusunda kültürler arası karşılaştırmaya elverişli bir ölçek yoktur. Birçok araştırmacı, immatürite, nevrotiklik, çocukluktaki kötü koşullar ve çevresel faktörleri sorumlu tutmuştur.
Masters ve Johnson;
1. eşte cinsel işlev bozukluğu
2. dinsel tutuculuk
3. cinsel taciz ve şiddete maruz kalmak
4. öncelikli eşcinsel özdeşleşme
5. ağrılı cinsel ilişkiye ikincil gelişen olmak üzere 5 özgün etken tanımlamışlardır.
Vajinismus etyolojisinde çeşitli araştırmacılar tarafından belirtilmiş olan psikolojik etkenleri şöyle sıralayabiliriz:
1. Baskıcı, otoriter baba: Bames, vajinismuslu kadınların tipik özelliklerinden birinin tiranik bir babaya sahip olmak olduğunu belirtmiştir. Bu kadınların babanın otorite figürü olduğu bir evde büyüdüklerini ve sürekli fiziksel ve/veya sözel şiddet gördüklerini gözlemlemiştir. Vajinismuslu kadınların babalarında otorite saplantısı, baskın olmak için ceza uygulama, alkolizm, psikopati saptanmıştır. Silverstein de vajinismus etyolojisinde şiddet -özellikle baba şiddeti- üzerinde duran yazarlardan biridir. O' Sullivan'ın bir çalışmasında 23 vajinismuslu kadından %70'i babalarını şiddet uygulayıcı, korkutucu ve tehditkar olduğunu belirtmişlerdi. Antisosyal ve takıntılı-zorlantılı kişilik yapısındaki babaların da vajinismus etyolojisinde önemli olduğu bildirilmiştir.
2. Baba-kız ilişkisinde güçlükler: Kızlarıyla sorunlu ilişkileri olan babaların etyolojide önemli bir etmen olduğu bildirilmektedir. Vajinismuslu kadınların babalarıyla yakın ve emosyonel ilişki kurma olanaklarının az olduğu söylenmektedir. Takıntılı kişilikli ve antisosyal babaların vajinismus etyolojisindeki önemi bu yakınlığın kurulma olanağının azlığından kaynaklanabilir.
3. Zayıf, güçsüz anne: Şiddet uygulayan babaları olan vajinismuslu kadınlarda aynı zamanda kimlik karmaşası gözlemlenmiştir. Kocasından dayak yiyen ya da kızını baba dayağından koruyamayan annelerin zayıf bir kadın modeli oluşturdukları söylenebilir. Dayak atan baba ile dayak yiyen anneden oluşan aile modelleri aynı zamanda erkek ve kadın rollerini katı bir biçimde ayırdığından ve erkeklerin şiddet uygulayan kişiler olarak algılanmasını sağladığından da vajinismus etyolojisinde önemli olabilir.
3.Cinselliği değersizleştiren/aşağılayan aile: Vajinismusu olan kadınların annelerinin sıklıkla cinselliği değersizleştirdikleri gözlenmektedir. Muhtemelen kendi cinsel yaşamlarının tatmin edici olmamasına bağlı olarak bazen kibar, iyi örtülmüş, ilişkilere ve bakış açılarına yansımış bir şekilde, bazen da açıkça cinsellik hem aşağılanmakta hem de kontrol edilmektedir. Bu annelerin kadın ve erkek rollerini kesin olarak ayırdıkları, cinselliği sadece erkeklerin istediği ve hayvani bir şey olarak gördükleri söylenebilir. Bu anneler kızlarına da cinselliği ve cinsel organları kirli ve hayvansı şeyler olarak yansıtırlar.
Silverstein, negatif cinsel şartlanmanın Kuzey Avrupa ve Amerika'da yaygın bir olgu olduğunu ve genellikle vajinismusun etyolojisinde yer aldığını söylemektedir. Böylesi ailelerde yetişmiş hastaların cinsellikten uzak ve cinsellik karşıtı kimlikleri evliliğin gerektirdiği yakınlık ve cinsel yaşamla yüz yüze geldiğinde bir krize neden olmaktadır.
4. Cinsel organlardan iğrenme veya hoşlanmama: Vajinismuslu kadınlar genellikle kendi cinsel organlarıyla ilgili utanç, iğrenme ve hoşlanmama duyguları taşırlar. Bu duygular ve yanlış bilgiler kendisi de cinsel organlarından hoşlanmayan, seksten zevk almayan ve bazı durumlarda vajinismusu olabilen annelerden öğrenilmiştir.
5. Olumsuz dinsel şartlanma: Vajinismuslu kadınların bir kısmında dinsel şartlanma görülür. Bu hastaların büyüdüğü ailelerde ebeveynler normalden daha yüksek dinsel pratikler isterler. Cinsel ilişkilerde sorumluluğun gelişmesine izin vermezler ve cinsellikten uzaklığı saygınlaştırırlar. Bu tür evlerde cinsellik bir anksiyete kaynağıdır. Dinsel ve ahlaki değerler, cinsel ilgi ve ilişkilerin hepsinden suçluluk ve utanç ortaya çıkarıcıdır. Eşinin ve kızlarının cinsellikle ilgilenmemesini ve yüksek ahlaki bir düzey tutturmasını isteyen, cinsel ahlak saplantılı bir baba ve onun bu isteklerini yerine getiren, kızlarını babanın isteklerine uymaya zorlayan bir anne vardır.
6. Cinsel şiddet: Vajinismuslu kadınlarda yüksek oranda cinsel şiddete maruz kalma öyküsü saptanmıştır. Bazı kadınlarda tecavüz ya da ensest deneyimi vardır. Bir çok kadın geçmişlerindeki cinsel şiddetin vajinismusa neden olduğunun farkındadır.
7. Eşcinsel özdeşleşme: Masters ve Johnson vajinismuslu kadınların bir bölümünün eşcinsel özdeşim gösterdiklerini belirtmişlerdir. Heteroseksüel cinsel ilişki, cinsel kimliğin reddi anlamına geleceğinden olanaksızdır. İstenmeyen heteroseksüel cinsel ilişki böylelikle vajinismus tarafından engellenmiş olur.
8. Yanlış bilgiler ve inanışlar: Vajinismuslularda cinsel birleşmenin imkansız veya çok zor olduğu; cinsel birleşmenin çok acı verici, büyük oranda kanamalara veya hastalanmaya hatta ölüme yol açabileceği düşüncesi yaygındır. Penisin vajinaya giremeyecek kadar büyük olduğuna inanırlar. Bir kısım hasta ise sadece kendilerinin başka kadınlardan farklı olarak küçük bir cinsel organa sahip olduğuna inanır.
9. Kızlık zarını yitirme korkusu: Kızlık zarının kutsallığı ve korunmasına önem verilmesi gibi kültürel faktörler de vajinismus gelişiminde etkilidir. Geleneksel ve bekaretin önemli bulunduğu topluluklarda vajinismusun daha sık görülmesinin önemli nedenlerinden biri budur. Çocukluğundan itibaren kızlık zarını özenle koruması öğretilmiş bir kadın, evlendiği zaman bile sahip olduğu bu değerli şeyi kaybetmek istemeyebilir.
10. Cinsel tabular, mitler, inanışlar: Cinsel tabular ve mitler özellikle cinselliğin erkeğin istediği ve kadınların katlanması gerektiğini telkin eden inanışlar vajinismus gelişimine katkıda bulunur. Mastürbasyonu ve kadının bedenini tanımasının engelleyen inanışlar ve mitler de vajinismus gelişimine katkıda bulunabilir. Kendi bedenini tanımayan, cinsel duygulanımını bilmeyen kadınlarda cinsel sorunlara yatkınlık olacağı açıktır.
11. Pasif, bağımlı eş: Vajinismuslu eşlerinin, pasif, bağımlı, aşırı düşünceli ve eşleriyle bilinçdışı bir anlaşma içinde, cinsel birleşmeden kaçınan kişiler olduğu bir çok araştırmacı tarafından belirtilmektedir. Vajinismuslu bir kadını seçen erkekle, pasif, bağımlı bir eş seçen kadının oluşturduğu ikilide eşlerin her biri diğerindeki saldırganlıktan korkar ve cinsel birleşme sürekli ertelenir. Bir çalışmada vajinismuslu kadınların eşleri kendilerini atak olmayan, girişkenlikleri az ve kolay vazgeçen insanlar olarak tanımlamışlar, eşleri de kocaları hakkında benzer yargıları dile getirmişlerdi. Vajinismuslu kadınların eşlerinin cinsel deneyimleri azdır. Cinsel anlamda girişken değillerdir. Bir çoğunun evlilik öncesi başka kadınlarla da cinsel deneyimi oldukça sınırlıdır. Eşleriyle tanışma ve nişanlılık dönemlerinde cinsel yakınlık ve ilişki kurma konusunda oldukça kaçıngan davranırlar. Evlilik öncesinde cinsel birleşme girişimi pek olmadığı gibi cinsel yakınlaşmaları da sınırlıdır. Söz konusu cinsel yakınlaşma çeşitli dokunma ve öpüşmelerden ileri gitmez.
Kocalar genellikle sevişme sırasında eşleri korktuğunda eşlerini uyarmaya devam etmek, cinsel ilişkiye hazırlamaya çalışmak yerine ketlenmekte ve ilişkiyi sürdürememektedirler.
Evlendikten sonra da cinsel ilişkiden kaçınma tam bir anlaşma içinde sürdürülür. Cinsel birleşme girişimleri ahlaki ussallaştırmalarla mümkün olduğunca geciktirilir. İlk başarısızlıktan sonra eşler çekinir ve cinsel birleşme girişimlerini bir süre sonra bırakırlar. Tedavi uzun zaman sonra, örneğin çocuk sahibi olma isteği büyük boyutlara ulaşılınca ciddi olarak düşünülür.
12.Gebelik korkusu: Blazer 476 vajinismuslu kadınla yaptığı bir çalışmada vakaların %10.2'sinde gebelik korkusunu neden olarak saptamıştır. Vajinismusu olanlardaki gebelik korkusu sıklıkla cinsel birleşme korkusu gibi bebeğin vajinadan geçerken kendilerine zarar vereceği inancına dayanmaktadır.
Doç. Dr Doğan Şahin ve Prof. Dr. Psik. Arşaluys Kayır’ın “Sık Görülen İki Cinsel İşlev Bozukluğu: Vajinismus ve Erken Boşalmada Değerlendirme, Tanı ve Tedaviler” adlı kitabından alınmıştır.



