Bedensel Hastalığa Verilen Tepkiler ve Bunların Oluşum Nedenleri

e-Posta Yazdır PDF

Sample image

Hastalık tıbbi açıdan öncelikle fizyopatolojik-organik süreçleri içerir. Hasta içinse, bedensel, ruhsal, sosyal, çevresel, ailesel, cinsel çok boyutlu bir olgudur, bir yaşam, kimlik ve varoluş krizidir. Hastalık durumu bedensel ya da ruhsal yapıyı, işlevleri ve organizmanın süre giden yaşam dengesini değiştiren, engelleyen ve çeşitli belirtilerle kendini gösteren bir bozukluktur. Hastalık durumu iyi oluş halinin geçici olarak bozulmasından, yeti yitimine, beden bütünlüğünün ve işlevselliğinin bozulmasına neden olabilecek hatta bireyin yaşamını yitirmesi ile sonuçlanabilecek düzey ve derecelerde olabilir. 

Bireyin bedensel, ruhsal ve sosyal profili ne olursa olsun hastalanmak zorlayıcı bir yaşam olayı, bireyin yaşam dengesi için tehdit, engellenme ve duygusal krize neden olabilecek bir deneyimdir. Sağlığın bozulması gibi zorlayıcı bir yaşam deneyimi ile başa çıkma sürecinde bir çok insan duygusal bir gerginlik yaşar. Ancak kişilik özelliklerine, geçmiş deneyimlere ve çevreden alınan desteğe bağlı olarak duyarlı bireylerde kriz durumu gelişebilir.

İnsanoğlu geleceğe yönelik olumlu ve umut dolu bir eğilim gösterir. İnsanların yaşamlarının akışı içinde herşeyin yolunda gittiğini düşündüğü bir zamanda, kronik hastalığa yakalandığını öğrenmesi ve tedavi görmesi yeterince zorlayıcı bir olaydır. Ancak hastalık tanısı alma durumunun aktif kriz durumuna dönüşmesi kişilerin olayı nasıl değerlendirdiğine bağlıdır. Hastalıkla gerçekçi olmayan algılar, bilgi eksikliği duyarlı kişilerde kriz olasılığını arttırır. 

Hastalık durumu ister geçici ve hafif, ister süregen ve ağır olsun, insanlar hastalığı genellikle bir “kayıp” olarak yaşar ve yas tepkileri ortaya çıkar. Bu kez kaybedilen sağlıktır.

Fiziksel hastalık kişi için ayrılık endişesi, gelecek endişesi, ölüm korkusu, vücut, organ ve bölümlerinin zedeleneceği kaygısı, pişmanlık-suçluluk duygusu gibi değişik tepkilere neden olur, hastanın uzun süreli ruhsal durumunu, zihinsel işlevlerini, dengesini, fiziksel-duygusal otonomisini, vücut imajını, sosyal alanını etkiler. Eski çatışma ve çözülmemiş odak noktaları harekete geçirir. Fiziksel hastalıklar kişiye, topluma, yaşa, kültüre, hastalığın nasıl algılandığına, hastalığın ima ettiği güçlüklere bağlı olarak kişinin denge ve uyumunu bozar.

Fiziksel hastalıklar kişinin kendisini, dünyayı ve geleceğini olumsuz şekilde algılamasına ve değerlendirmesine uygun bir zemin hazırlar. Bu durum hastalarda kendine güven sorununa, suçluluk duygularına, çevrelerini olumsuz algılamalarına ve ümitsizlik duygularına yol açar. Hastanın hastalıkla ilgili bilgisinin yetersiz olması yada yanlış gerçekçi olmayan bilgilere sahip olması, hastalığa uyumu zorlaştırır. Ailesel ve sosyal desteğin olmayışı krizin ortaya çıkmasını kolaylaştıran faktörlerdir.

Hastalık evrensel olarak özgüven kaybı tepkisine neden olur. Kaygıya, çökkünlük ve çaresizlik duyguları eşlik ederse, zorlanma ile baş etmede çeşitli psikolojik savunmalar gelişir. 

Hastalığa karşı gelişen en sık duygusal tepkiler şunlardır:
Matem reaksiyonu,
Depresyon,
Kaygı,
İnkar,
Kızgınlık ve öfke,
Yansıtma,
Patolojik bağımlılık,
Agresif direnç,
Regresyon(önceki yaş düzeylerine özgü davranışlar gösterme, gerileme),
Suçluluk duygusu.

Kronik(süreğen) hastalıklarda, hastalığa tepkiler aşağıdaki 3 alanla ilgili faktörlerin etkileşimine bağlı olarak oluşur:

Bu üç alanın kapsadığı faktörler şöyle sıralanabilir. 

I.Fiziksel:
Kalıtsal yapısal etkenler,
Temel fizyolojik süreçler,
Gerçek işlev kaybı (Görememe, yürüyememe, idrar yapamama…),
Etkilenen organ (el-ayak-parmak gibi uzuvların kesilmesi, memenin alınması, böbreğin çalışmaması….)
Hastalığın nitelik ve şiddeti,
Hastanın yaşı, cinsiyeti, yaşam evreleri.

II. Ruhsal:
Hastalığı algılama şekli, kişilik yapısı,
Savunma düzenekleri,
Stresle başetme gücü ve biçimi,
Çevresindeki kişilerle ilişki kurma biçimi, 
Yaşam dönemi,
Daha önceki psikiyatrik ve psikososyal uyum yeteneği ve öyküsü,
Daha önceki hastalık deneyimleri ve ilişkisi (deneyim ve tutumlar),
Yaşam idealleri.

III.Psikososyal çevre:
Medeni durumu,
Aile ilişkilerinin dinamiği,
Kişisel-kültürel tutumlar,
Değer yargıları,
Aile ve toplumdaki yeri ve statüsü,
Ailenin ve toplumun mevcut hastalığa ilişkin tutumları,
İnsanlar arası, profesyonel, mesleki uyum ve işlevler.


Yani fiziksel hastalıkta gelişen psikolojik tepkiler;

1. Fiziksel hastalığın özelliklerine,

2. Hastanın bir birey olarak özelliklerine,

3. Psikososyal çevreye 

göre farklılıklar gösterir ve bu 3 alan arasındaki etkileşim hastalığa karşı oluşan duygusal tepkiyi belirler. Bu nedenle fiziksel hastalığa karşı geliştirilen davranışsal -duygusal tepkileri değerlendirirken, hastayı bir bütün olarak anlamak ve özellikle bu etkenleri dikkate almak gerekir.