
Prensipte, kilo kontrolü basittir. Enerji girdisini ve enerji harcamasını uzun vadede dengelemeyi gerektirir. Bu, çoğu kişi için biraz bilinçli çaba gerektirir veya hiç çaba gerektirmez. Kendiliğinden olur. Ancak, fazla kilolu veya obez insanların yaygınlığındaki düzenli artış, kilo kontrolünü pek de kolay yapamayan giderek artan sayıda ve her yaşta insan olduğunu gösteriyor. Bu artışın açıklaması tartışılmaktadır, ama hem enerji alımındaki bir artıştan (yani fazla yeme ve içme) hem de enerji harcamasındaki bir azalmadan (yani az hareketlilik) kaynaklanıyor olması büyük bir olasılık. Bu fenomeni önlemek için insanlar hem başarılı bir uzun vadeli kilo kontrolünde yer alan süreçler hakkında eğitimli olmalı, hem de onları uygulamak için yardım almalıdırlar.
Obezite tedavisinde en önemli ve en ivedi mesele olan tedavi sonrası yeniden kilo kazanımı sorunudur.
Biz Obezite de amaçlanan düzeyde kilo kaybının sağlanmasını bir başlangıç tedavisi olarak görmekte, sağlanan kilo kaybının korunmasını ise iyileşmenin devamını sağlayan temel etken olarak tanımlamaktayız. Bu nedenle tedavi protokolümüzü kilo kaybını sağlayan yaklaşımlar ve sağlanan kilo kaybının korunmasını belirleyen terapötik yaklaşımlar olarak şekillendirdik. Çünkü kilo kontrolünün etkili bir biçimde yapılabilmesi ancak bu kontrole engel olan dürtü, düşünce ve davranışların iyi tanımlanabilmesi ile mümkündür.
Kısaca amacımız eğitimlerimiz sonucunda kişileri kendi kendilerinin terapisti yapmaktır.



